Patron arayıp bu sayı Rixos Pera’yı yazacaksın dediğinde çok sevindim. Pera ve civarını çok severim; ki zaten Rixos’u da merak ediyordum.

Chapelle - stained glass

Chapelle – stained glass

Otele girer girmez birkaç adımda bir avluya çıktık, burası Rixos Pera’nın içindeki restoranı Chapelle. İsmini yanımızdaki İngiltere Konsolosluğuna ait küçük bir kilise olmasından alıyor. Şahane bir sakinlik, birkaç masada yemek yiyenler derken kendi masamıza oturduk. Hava limonata gibi ılık, tam loş romantik ortam aslında, al sevgilini git. Otelin Genel Müdürü dünya neşelisi, tatlısı, konuşkanı Volkan Öztürkler de bizimle birlikte oturdu. Hem otelleri anlatıyor hem Pera’yı ve buradaki kiliseciği. 1582 yılında kurulmuş şapel İngiltere konsolosluğuna aitmiş, bakımını Rixos üstlenmiş ve hala hizmet veriyormuş. Şapelin vitray camından süzülen rengarenk ışık huzmesi vuruyor, bizim masaya. Vitray cam üzerine tarihte Hıristiyanlığın annesi kabul edilen St.Helena resmedilmiş; şapel tertemiz ve bakımlı görünüyor.

Burası bir İtalyan restoranı, şefi de senelerce İtalyan aşçıların yanında çalışmış olan Executive Chef Bayram Yıldız. Yani bir Türk. Geldi arada bize merhaba dedi, biz de methiyelerimizi kendisine bildirdik tabii ki. Gelelim yemeklere. Dediler ki çok fazla şey var ondan tadımlık yapalım. Ahtapot ve et Carpaccio ile başladık. Ben ahtapot yemiyorum ama arkadaşlarımdan tam not aldı, et ise mükemmeldi. Sonrasında işte bu tam benlik dediğim Zuppa Di Pesce Al Pomodoro Piccante yani bir tür deniz mahsulleri çorbası geldi. Şahane bir tat; kesinlikle deneyin.

Chapelle - ShieldTaze domates sosuyla hazırlanmış enfes bir çorba. Ardından soframızı süsleyen Linguine Alle Vongole, yani midyeli linguini, ki o da enfes. Kremalı makarna yemeklerini zaten çok severim; sadece minik bir bir uyarım olacak: Eğer açık havada yiyorsanız hemen tüketmeniz gerekiyor, çünkü çabuk soğuyor. Bir de Risotto Di Mare

yani deniz ürünlü rizotto geldi ki o da çok başarılı. Aşçımız az pişmiş İtalyanların dediği gibi al dente’yi süper kıvamlamış. Makarnanın da pirincin de kıvamı tam yerinde. Bizler alıştığımız Türk damak tadı ile az pişmiş gibi eleştiri yapabiliriz ancak doğru kıvam bu aslında. Gelelim ana menüye, eyvah ben neredeyse doydum çünkü tadımlık dedikleri yemekler o kadar lezzetli ki galiba tadımı hafif kaçırdım. Tagliata Di Manzo Alle Erbe Aromatiche yani taglieteli madalyon ızgara bonfile yanında safranlı püre ve taze baharatlı sos; pek bayılmadım.

Chapelle - Meal

Chapelle – Meal

Neden derseniz aklım deniz mahsullerinde kaldı. Ayrıca, et biraz sertti. Azıcık tadına baktım. Et yemekleri bence hep birbirine benziyor; yorum yapamayacağım. Ana menüde finali Filetto Di Branzino, levrek file o, ile yaptık; tek kelime ile şahane idi. Yanında karnabahar püre, deniz börülcesi ve biber sos.

Tam damak tadıma layık. Tatlı dediler mideme sordum hayır diyor ama bir İtalyan’a gidip tiramisunun tadına bakmazsam olmaz azıcık tattım; hafif ve güzeldi. Artık tamam dediğimiz anda, Türk karpuzu çıka geldi. Bir dilim de ondan yiyip çatlamak üzereyken Allah’tan yemek bitti. Eğer Rixos Pera Chapelle Restoran’ı seçtiyseniz benim tavsiyem kesinlikle deniz mahsullerinden seçmeniz. Et her yerde var ama bu denli ilginç ve leziz deniz ürününü her yerde bulamazsınız.

 

www.chapelle.com

Share.

Leave A Reply